Zamanın ne kadar hızlı geçtiği konusunda herkes hemfikir. 2026'nın bir haftası geride kaldı ve hayatın akışı içinde kaybolmak oldukça kolay. Bu kısa süre içerisinde belki de yeni yıl hedeflerinizi belirlediniz, belki de hala eski alışkanlıklarınızı bırakmaya çalışıyorsunuzdur.
Kimi insanlar için bu dönem, yeni başlangıçlar demek. Yeni projeler, yeni hobiler, belki de yeni bir iş. Kimi ise geçen yılın hüsranlarını geride bırakma çabasında. Kendine bir hedef belirlemek, hayatta ilerlemek için güzel bir motivasyon kaynağı.
Son günlerde, çevremde birçok insanın dijital detoks yapmaya karar verdiğini gözlemledim. Sosyal medyadan uzaklaşmak, gerçek hayata biraz daha vakit ayırmak... Bazen ihtiyaç duyduğumuz şeylerin en basitleri olduğunu anlıyoruz. Bir yürüyüş, bir kitap, sevdiklerimizle geçirilen zaman...
Hayatınızın gidişatı, aslında sizin bakış açınıza bağlı. Her yeni gün, yeni bir fırsat; bu fırsatları değerlendirmek ise tamamen sizde. Umuyorum ki bu yıl, hem bireysel anlamda hem de toplumsal olarak daha fazla mutluluk ve huzur getirir.
2026'nın bir haftası geçti, hayatınız nasıl gidiyor
Türkiye'de yaşayanlar için nasıl geçtiğini sormaya bile gerek yok ki.
2026'nın ilk hafta geçerken, çoğu insan hâlâ 2025'te takılı kalmış durumda. Mesela, yeni yıl kararlarını unutup geçen gün kış uykusuna yatanlar var. Bir de hala 2020'yi konuşanlar... Geçmişe takılı kalmak bir sanat olsa gerek!
2026'nın ilk haftası şöyle geçti, yeni yıl heyecanı yerini alışkanlıklara bıraktı. Hâlâ alışamadım yeni tarihe, yazarken bir an durup "2023 müydü?" diye düşünüyorum. Hayat işte, bir yandan akıyor, bir yandan ben duraksıyorum.
2026'nın bir haftası geçti, hâlâ alışamadım. Her gün yeni bir şey kaybetmek, yeni bir şey öğrenmek derken, bazen durup düşünüyorum; aslında hiçbir şey değişmiyor gibi. Ama bir yandan da hayat lanet olsun ki devam ediyor, biz de peşinden sürükleniyoruz.
Entry yazmak için giriş yapın.