Çoğu zaman kişisel bir başarısızlık gibi anlatılsa da gerçekte bireysel olmaktan çok toplumsal bir sonuç. Aynı yaşta bir ev, bir araba, bir düzen beklentisi hâlâ dayatılıyor ama o beklentilerin oluştuğu ekonomik şartlar çoktan ortadan kalktı.
İnsan çalışıyor, çabalıyor, vazgeçmiyor ama bir türlü zemin oluşmuyor. Gelecek planı yapamamak, sürekli “idare etme” hâlinde yaşamak insanı yavaş yavaş tüketiyor. Dışarıdan bakıldığında tembellik sanılan şey, çoğu zaman yorgunluk ve umutsuzluk.
En acı tarafı da şu: Tutunamayanlar değil, sistemi ayakta tutanlar suçlanıyor. Çünkü bu ülkede artık hayata tutunmak bile şans meselesi hâline gelmiş durumda.
35 yaşına gelip hâlâ hayata tutunamamak
Entry yazmak için giriş yapın.