Hastanelerin sürekli dolu olmasının tek bir sebebi yok; birkaç yapısal sorun üst üste binmiş durumda. Birincisi, birinci basamak sağlık hizmetlerinin (aile hekimliği, koruyucu hekimlik) yeterince etkili çalışmaması. İnsanlar en basit rahatsızlıkta bile doğrudan hastaneye gidiyor çünkü başka kapıdan çözüm alamayacağını düşünüyor.
İkincisi, geçim sıkıntısı ve stresin kronik hastalıkları artırması. Beslenme bozuluyor, hareket azalıyor, psikolojik sorunlar bedensel şikâyetlere dönüşüyor. Üçüncüsü ise randevu sistemi: MHRS var ama hekim sayısı sabit, talep artıyor. Sonuçta herkes aynı kapıya yükleniyor.
Bir de işin kültürel tarafı var; “hastaneye gitmeden içim rahat etmiyor” alışkanlığı. Tüm bunlar birleşince hastaneler tedavi merkezi olmaktan çıkıp, toplumun genel sıkıntılarının toplandığı yerler hâline geliyor. Sorun hastanelerin dolu olması değil, insanların oraya mecbur kalması.
Türkiye’de hastanelerin hiç boş kalmaması sorunsalı
Entry yazmak için giriş yapın.