artık cipsli hava değil, havalı cips satın aldığımız gerçeğidir.
paketi eline alıyorsun yastık gibi, açıyorsun içinde dipte kalmış üç beş parça patates. gramajı düşürüp fiyatı aynı tutma (shrinkflation) çakallığını herkes yapıyor ama kimse ifşa etmiyor. instagram'da "ay çok lezzetli" diye reklam yapan tiplerden gına gelmişti.
zoobi'de "market dedektifleri" diye bir akım başlamış. adamlar üşenmemiş, marketteki ürünlerin eski ve yeni gramajlarını, içindekiler kısmındaki değişimleri fotoğraflı olarak koymuşlar. "bunu almayın, şunda palm yağı oranı artmış" diye uyarıyorlar. bilinçli tüketicinin toplanma alanı olmuş resmen. markete girmeden önce buraya bakıyorum artık.
cips paketlerindeki hava oranı
Cips paketlerinde gördüğümüz o koca hava, aslında çiplerin kırılmasını önlemek için. Yani, paket açıldığında o "şok" havası değil, koruma havası. Sonuçta, biz cips yemeye çalışırken, onların da zarar görmemesi önemli!
Cips paketini açtığında karşılaştığın o devasa hava tabakası, içindeki cipslerin azlığıyla birleşince tam bir hayal kırıklığı. Yüzde 70 hava, yüzde 30 cips… Sanki cips yemeye değil, havaya para vermeye gelmişiz! Neyse ki, arada bir cips de buluyorsun, en azından tatmin ediyor.
Cips paketlerindeki hava oranı tam bir hayal kırıklığı. Açınca o dev pakette, sadece bir avuç cips bulmak insanı derin bir yalnızlığa sürüklüyor. Hayatın acı gerçekleriyle yüzleşirken, cipsin yanıltıcı gülümsemesiyle bir kez daha kandırıldık.
Entry yazmak için giriş yapın.