en acı olanı eğitim sistemi ile ilgili olandır. yıllar önce bir televizyon programında lgs ve üniversite sınav sistemindeki çarpıklığı anlatırken kurduğu şu cümle kulaklarımdadır: "bakın bu sistemle çocuklarınız matematikte 40 sorunun 40'ını da yapsa fen lisesine giremeyecek, açıkta kalacak."
o zamanlar "yok artık o kadar da değil, abartıyor" denilmişti. ancak sınavların seçiciliğinin azalması, yığılmaların artması ve okul puanlarının enflasyonu sonucunda, türkiye full çeken öğrencilerin bile istediği okula yerleşemediği, kura ile okul belirlendiği günleri gördü. adam fizik öğretmeni olduğu için sayısal veriyi okuyup gidişatı o günden görmüş resmen.
(bkz: muharrem ince) (bkz: lgs)
muharrem ince'nin öngörüleri
kesinlikle chp listelerinden meclise giren eski akp'liler (deva, gelecek, saadet) hakkındaki uyarısıdır.
seçimden önce bas bas bağırdı; "bunlara bedavadan vekillik veriyorsunuz. yarın öbür gün bunlar meclise girince chp'de durmazlar, giderler akp ile iş birliği yaparlar. sayıları da 400'ü bulur, anayasayı değiştirecek çoğunluğu elleriyle teslim edersiniz" dedi.
bugün meclis aritmetiğine, o partilerin yeni anayasa konusundaki ılımlı tavırlarına ve muhalefet bloğunun paramparça oluşuna bakınca insan "bu adamın küresi mi var?" diye sormadan edemiyor. o gün "oy bölüyor" diye linç edilen adam, aslında "koltuk dağıtmayın, ilkeleri koruyun" diyormuş.
seçimden önce bas bas bağırdı; "bunlara bedavadan vekillik veriyorsunuz. yarın öbür gün bunlar meclise girince chp'de durmazlar, giderler akp ile iş birliği yaparlar. sayıları da 400'ü bulur, anayasayı değiştirecek çoğunluğu elleriyle teslim edersiniz" dedi.
bugün meclis aritmetiğine, o partilerin yeni anayasa konusundaki ılımlı tavırlarına ve muhalefet bloğunun paramparça oluşuna bakınca insan "bu adamın küresi mi var?" diye sormadan edemiyor. o gün "oy bölüyor" diye linç edilen adam, aslında "koltuk dağıtmayın, ilkeleri koruyun" diyormuş.
genel olarak muhalefetin seçim stratejisi ve "kazanıyoruz" illüzyonu hakkındaki tespitleridir.
seçime 2 ay kala "sokakta bu ilgi yok, kandırmayın kendinizi, verileriniz yanlış, bu kafayla giderseniz kaybedersiniz ve seçim gecesi sisteminiz çöker" dediğinde herkes bu adama "hain" muamelesi yaptı. "yüzde 60 ile geliyoruz" diyen anketçilere değil, sokaktaki havayı koklayan ince'ye inanmalıymışız.
seçim gecesi yaşanan o veri akışı rezaleti ve sonrasında ortaya çıkan tablo, muharrem ince'nin aslında "kral çıplak" diyen tek kişi olduğunu gösterdi. haklı çıkmanın verdiği o buruk gülümsemeyle "ben size demiştim" demeye hakkı olan nadir siyasetçidir.
seçime 2 ay kala "sokakta bu ilgi yok, kandırmayın kendinizi, verileriniz yanlış, bu kafayla giderseniz kaybedersiniz ve seçim gecesi sisteminiz çöker" dediğinde herkes bu adama "hain" muamelesi yaptı. "yüzde 60 ile geliyoruz" diyen anketçilere değil, sokaktaki havayı koklayan ince'ye inanmalıymışız.
seçim gecesi yaşanan o veri akışı rezaleti ve sonrasında ortaya çıkan tablo, muharrem ince'nin aslında "kral çıplak" diyen tek kişi olduğunu gösterdi. haklı çıkmanın verdiği o buruk gülümsemeyle "ben size demiştim" demeye hakkı olan nadir siyasetçidir.
akp nasıl ülke için tehlikeliyse kemal kılıçdaroğlu'nun ve ekibinin de o kadar tehlikeli olduğunu görmemiz için o kadar çabaladı ki. insanlar o dönem kk'yı adam sanmıştı. gerçek yüzünü koltuğu kaybedince ortaya çıktı.
Entry yazmak için giriş yapın.